| Geri Dön |
Amerikalı yetkililerin PKK'yla ilgili açıklamalarının arkasında ne var?
----------------
Son günlerde Amerikalı yetkililerin ağzından PKK’ya yönelik sert açıklamalar geliyor. Bunu, ABD’nin PKK’yla mücadeleye başlayacağına işaret sayabilir miyiz?
Amerika’nın PKK’yla ilgili bir tutum değişikliğine girdiğini zannetmiyorum. Bunun en açık misali şu: Amerika bir açıklama yaptı, diyor ki: `Biz ilk önce Irak’taki direnişçi hareketi bitirelim, ondan sonra PKK konusunu ele alırız’. Irak’ta direnişçi hareketinin bitmesi ne kadar zaman alacağı belli olamayan bir konudur. Çünkü ABD maalesef, memnun değiliz bundan ama, Irak’ta bir büyük batak içine girmiştir ve oradan hiçbir zaman da belki çıkamayacaktır.
Viyetnam’la mukayese ediliyor… [contentbox:1]
Evet, yeni bir Vietnam süreci başlıyor Irak’ta. Amerika zaten kendi politikasıyla Irak’ta iç savaşı tahrik ediyor, körüklüyor. O bakımdan bu Irak’taki hareketin ne zaman biteceği belli değil. Dolayısıyla bu `ipe un sermek’tir. Amiyane bir ifade ama Amerika’nın yaptığı bu.
Geçen hafta bazı Amerikalı generaller geldiler?..
Onlar da bir şey söylemediler. Onlar da oyalıyorlar Türkiye’yi. Şimdi bakın ben şöyle bir durum görüyorum maalesef: Amerika, PKK’yı himayesine almış. Amerika, himayesine aldığı PKK’yı bir manipülasyon aracı olarak bölgede kullanıyor.
Nasıl?
İran’da ve Suriye’de oradaki rejimleri değiştirmek için kullanıyor. Nitekim İran’da Kürt bölgesinde bir takım hadiseler oluyor. Aynı şekilde Suriye’de de Kürtler başkaldırıyor. Amerika tam anlamıyla himayesine almış olduğu PKK’yı bir manipülasyon aracı olarak kullanmaktadır, bu çok açıktır. PKK’yı Türkiye’ye karşı da bir koz olarak elinde tutuyor.
[contentbox:2]
Nasıl bir koz bu? Neyi amaçlıyor?
Türkiye’nin Vaşington’un İran ve Suriye politikalarına tam bir tabiyet içinde davranmasını, desteklemesini sağlamak için kullanıyor. Yani müttefikimiz Amerika, Türkiye’ye karşı iki yüzlü bir siyaset uyguluyor. İstese Kandil dağındaki PKK’nın suyunu, erzakını, bütün lojistik desteğini keser ve onları yaşamlarını sürdüremez bir hale getirir. Bütün lojistik destekleri Amerika’nın işgalindeki, kontrolündeki araziden geçiyor.
Bu tutumun Türkiye’de ters tepebileceğini hesaplamıyor mu ABD?
Vaşington’un tutumu maalesef çok miyopik. Türkiye’ye stratejik müttefik diyen veya öyle bakan veya bakmış olan bir ülkeye de hiç yakışmıyor. Kürt milliyetçiliğinin çıkar yol olmadığını Amerika’nın söylemesi lazım. Bunu laf olarak söylüyor ama onun dışında maalesef Kürt milliyetçiliğini körüklüyor. Türkiye’de kalkan her şehit cenazesi de Türk insanını çileden çıkarıyor… Türkiye’de toplumda bir öfke oluşuyor ve Amerika’ya düşmanlık olarak ortaya çıkıyor. Bu bizim de hiç yarımıza değil.
Eski Kara Kuvvetleri Komutanı bir yazı yazdı ve ABD’nin Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etmesinin arkasında Talabani ve
Barzani’ni Kürt devletinin önünü açmak olduğunu öne sürdü? Bunu nasıl yorumluyorsunuz?
Sayın Aytaç Yalman’ın söylediği şeylerin arkasında ne olduğunu tam anlamıyla bilmiyoruz. Fakat şu muhakkak ki hiçbir Türk hükümeti Öcalan’ın Türkiye’ye teslim edilmesine karşı çıkmazdı. Çünkü bu Türkiye’nin lehineydi. Eğer Öcalan şu veya bu şekilde Amerika’nın elinde veya başka şekilde ölse, bunun PKK üzerindeki etkisi fazla olmazdı. Fakat Türk adaletinin önüne çıkarılan bir Öcalan’ın muhakkak ki PKK’nın tutumu üzerinde çok ciddi bir etkisi olacaktı. Mesele budur. Bundan dolayı Amerika’yı itham etmek, Amerika böyle bir takım ikircikli nedenlerle Öcalan’ı Türkiye’ye teslim etti demek anlamlı değil. Önemli olan Orgeneral Büyükanıt’ın söylediğidir: `Oyun PKK oyunu değildir, daha büyük bir oyundur. Türkiye’yi Filistinleştirmek istiyorlar’ dedi.
Evet.. Çok da tartışıldı bu, özellikle de Filistin benzetmesi?...
Bazı çevreler eleştirdiler ama ben tamamıyla onla aynı fikirdeyim. Büyükanıt çok ciddi bir insandır, çok okur, bu işleri çok yakından takip eder ve olur olmaz şekilde konuşmaz. Çok az konuşur. Demek ki bıçak geldi kemiğe dayandı ki Büyükanıt konuştu.
Peki siz nasıl yorumluyorsunuz Büyükanıt’ın sözlerini?
Gidişat kısa sürede Kuzey Irak’ta bağımsız veya otonom bir Kürt devletinin artık kurulacağını ortaya koyuyor. Bağımsız veya otonom Kürt devleti ABD’nin Ortadoğu planında dayanak noktası olacak. Irak’ta işler daha kötüye gidince ABD diyecek ki `Ben çekiliyorum ama Kuzey Irak’ta demokratik bir Kürt devleti kurdum’.Bu, hiç kaprissiz ABD’nin her dediğini yapacak bir devlet olacak.
Türkiye açısından doğacak sonuçlar ne olur böyle bir durumda?
ABD’nin himayesinde bir Kürt devletinin kurulmasının Türkiye üzerinden derin etkisi olacak. Ben dört alanda görüyorum bu etkileri: Birincisi Ayrılıkçı güçler kuvvet kazanacak; ikincisi Türkiye’deki etnik bölücü milliyetçilik azacak; üçüncüsü Türkiye’nin ulus devlet yapısında köklü değişiklikler isteyen eğilimler artacak; dördüncüsü, Kürtlerin bölgede birleşik devlet kurma eğilimleri kuvvetlenecek.
Büyük Kürdistan yani?...
ABD’nin himayesindeki o devlet palazlanacak. Denize çıkış yolları arayacak. Netice itibariyle Mersin’den, İskenderun’dan denize çıkma talebi gelecek. Biz böyle taleplerle, eğilimlerle karşı karşıya kalacağız. Bütün bunları değerlendirmemiz gerekecek.
Bize düşen ne? Ne yapacağız? Karşı çıkmayacak mıyız?
Buna nasıl karşı çıkacaksınız? Bütün bunları oturup görüşmemiz lazım. Nerede? TBMM’de. Orada bu işleri konuşmak, hükümet politikalarını tartışmak lazımdır. Gördüğünüz gibi Türkiye’nin birlik beraberlik içinde olması, her zamankinden daha güçlü olması gerekmektedir. Ekonomik, siyasi, her bakımdan güçlü olmamız lazım. Mesele budur.
|