“Sakallı provakatör” olarak medya gündemine giren olay etrafında ufak çaplı bir fırtına kopmakta.
Sergilenen sakil görüntü, en saf vatandaşın bile aklını alacak bir rahatlık içinde gerçekleşirken, insanın aklına ister istemez bazı sorular geliyor.
Her şeyden önce bir üniversite kampusüne silahlı ve öğrenci olmayan bir kişi, sayıları sekseni bulduğu söylenen güvenlik görevlilerini de atlatarak nasıl girebiliyor?
ÜAK’daki gerginlik yaratan çıkışlarıyla tanınan ve görev süresi yakında dolması beklenen sayın Rektör, olay sonrası açıklamalarda nasıl bu kadar rahat (!) seksen öncesi olaylara dönülebilir vs türünden açıklamalar yapabiliyor?
Göz göre göre geliyorum diyen bir olaylar zincirini önlemesi gereken yetkili ve sorumlu kişiler/makamlar neden hiç sorgulanmıyor?
Bir de şunu sorabiliriz değil mi… Türbanlı öğrencileri içeri almama konusunda gösterilen azami (!) dikkat, provokatörler ve öğrenci olmayanlar için neden esirgeniyor?
Geçtiğimiz aylarda (Yasemin Çongar henüz Amerika’da iken) ortaya çıkan ve ülkeyi kaosa sürüklemeye dönük senaryoların minik bir parçasının uygulanmasından ibaret bir olayla mı karşı karşıyayız?
Bu nasıl sinema, bu nasıl seyirci ki aynı film hep vizyonda kalabiliyor?