Üzmez; bir üzer bir üzmez

Başımın içinde bir uğultu…

Kafam kazan gibi. Bir ileri bir geri gidip geliyorum sanki. Haberlerin baş köşesinde bir zat-ı muhterem… Senelerce ismini takip etmişiz, televizyonlardaki ateşli konuşmalarını dinlemişiz ! Gazete köşesinde yazdıklarını okumuşuz. 2001 yılındaki bir röportajında, “Benim yüzümden İslam’a bir laf gelirse, bin kez ölürüm, daha iyi” diyen bir adam…

Şimdi yine görüyoruz. Elinde küçücük bir poşet var. İlacımıdır nedir? Bu yaştaki bir dede için aklıma başka bir şey gelmiyor. Polisler almışlar aralarına gidiyorlar. 80 yaşında adam. İnsanın içi cız ediyor valla! Yürümeye hali yok gibi görünüyor…

Televizyonlarda şok şok diye yayınlanıyor haberler…
Haber üstüne haber akıyor…
İnsanın ne diyeceğini bilemediği anlardan biri bu…
Üzmez; bir üzer bir üzmez gidiyor…

80 yaşında bir adam, öyle ya da böyle toplumda bir yer edinmiş olan bu adam, magazin programlarının başkahramanı oluyor bir anda. Demediklerini bırakmıyorlar. Hakları var mı? Eğer böyle aşağılık bir şey yapmışsa, hakları var tabi. Peki ya sahiden bir komploysa…

Komplo olmasını istiyorum, çünkü ne yazık ki, bu tür bir şey olduğunda, bu işi yapan adama değil, İslamiyet’e çamur atılıyor.

Komplo olmasını diliyorum; çünkü 14 yaşında bir çocuk var işin içinde…

Komplo olmasını diliyorum; çünkü çocuklarımızda seyrediyor bu haberleri…

Komplo olmasını diliyorum; adamın karısı filan var. Onların aldıkları yaralar sarılır mı bir daha?

Komplo olmasını diliyorum; bu adam böyle bir şerefsizlik yapmışsa, zaten durumu her yönden çok vahim…

Komplo olmasını diliyorum; 350 YTL’ye kızını satan bir annenin var olduğunu bilmek midemi bulandırıyor.

Komplo olmasını diliyorum; Eğer bu adam bu kadar sapıksa, 80 yaşında dede dediğim adamlara güvenimiz kalmaz ki bizim…

Eğer bu işi yapmışsa, dışlanmalı!
Eğer böyle bir halt yemişse, cezasını çekmeli!
Eğer bu yaşında kendine sahip çıkamayacak durumdaysa, hasta demektir ve tımarhaneye kapatılmalı!

Üzmez; Bir Üzer bir üzmez…

Eğer sen bunu yaptıysan;

“İslamiyet’e benim yüzümden bir laf gelirse, bin kez ölürüm” diyen sen, ölmelisin! Çünkü ne yaparsan yap, kendini temizleyemezsin artık!

Yok sana komplo yapıldıysa da, Allah yardımcın olsun. Çünkü üzerine atılan kocaman lekeyi temizlemek senelerini alacak ve 80 yaşında bir adam için çok fazla vaktin olduğunu söylememiz zor.

Üzmez; Bir üzer bir üzmez…
Göreceğiz bakalım neler olacak? Bu işin sonunda kim üzülecek? Kim üzecek?

sebnemgulerkaracan@gmail.com

Sabri

İslam nizamını yaşamak, en güzel hedefimiz olmalıdır.
Bunu yaşarken, çıkabilecek aksaklıkların karşılığı olan cezaları da kabul etmek gerekir.

Günde binlerce İnsanın başına gelmesini istemediği aksilikler başkalarının başına geliyor.

Bu aksiliklerin başına gelen insanlar neticelerine ister istemez katlanıyorlar.

Hüseyin Üzmez ezelden beri kriminal bir vaka, bulunduğu gurubun haşarı çocuğu.

Peki kendisi ne tür bir kişiliğe sahip olduğunu bilmiyormu?

Pek ala biliyor.

Peki Bu kişiye kapılarını açanlar, iş,aş,ekmek verenler bilmiyorlarmı?

Biliyorlar.

Peki bizlerinde çevrelerinde, Hüseyin üzmez yapısında, yaradılışında, karakterinde tanıdığımız ele avuca sığmaz, ne vakir ne yapacağı belli olmayan, yaşından, başından bağımsız hareket eden, her an süprizlerle ortalıkta beliren insanlar yokmu?
Var..
Peki biz ne yapıyoruz?
Uzak duruyoruz, veya ona karşı temkinli oluyoruz.
Değilmi?
Evet.
Peki Bu yapıdaki insanlara yakın duranlar, Yarın bu Kişinin hareket ve tavırlarından dolayı sorumluluk altına girdiklerinde, Ne yaparlar veya ne yapmalılar?
Bütün mesele burada..

Hüseyin Üzmez yapıdaki binlerce insan cemaat ve guruplarda ruhunu dizginlemenin, asabiyetini firenlemenin çaresini arama peşindeler.

Bütün mesele, Vakit gazetesi gibi radikal yapıların, gel arkadaş, senin sesin gür, bu gür sesinle Kafirlerle bildiğin dilde uğraş şunlara bir haddini bildir demesidir.

Yani mahallenin yaramaz çocoğuna, bir sapan, bir torbada misket vererek milletin çamını çerçevesini kırdırıp, arkanda ben varım aslanım, sana mahallenin bütün kızları tav, onlar sana kurban olsun dediğinde, o azgın yüreği tutmanın, firenlemenin, dizginlemenin artık imkanı yoktur.

Neticede meşrebine göre ne kadar illegalite var ise, bu delikanlıyo orada bulmak, orada görmek mümkün hale gelir.

Biraz abes fakat bir tekerleme ile noktayı koyalım.

HACI, HACIYI MEKKE'DE
DERVİŞ, DERVİŞİ TEKKE'DE
PUŞT, PUŞ'TU Bİ DAKKADA BULUR....

SU TESTİSİ'DE SU YOLUNDA KIRILIR...

ALLAH SONUMUZU HAYIRLI ETSİN, ŞEYTENIN ŞERRİNDEN VE ŞEYTANLAŞMIŞ BİZİ YOLUMUZDAN EDECEK İNSANLARIN ŞERLERİNDEN KORUSUN.

Hüseyin Üzmez hepimizi çok üzdü....
.
.

düz liseli

14 yaşındaki bir kızı çocuk olarak görmüyorum.göremiyorum.'anne olmamış her kadın bir çocuktur'sözünü yaşamak isterdim.yazılarını okuduğumu zannettiğim sayın üzmez zaten şehit olarak ölmek istediğini söyleyen bir adam.bu konuda beni üzen ;camiada bir yeri olan bu adamı böyle düşük bir mesele ile çamurlamaya çalışmalarıdır.neden çocuk olarak görülen o ahmak kıza bu yaptığının cocukluğa yakışmadığı;çocuk değilse de bu yaptığının bir müslüman kadına yakışmadığı toplumu sarsığı söylenmiyor.islamı temsil eden,eli kalem tutan erkekleri de dünyaya getiren kadınlar ,analar değil mi?bir toplumu yerin dibine geçiren de omuzlara çıkrıp baş üstünde taşıyan da kadınlardır..... asıl bu kızı dünyaya getiren o kadını,helal lokma ile büyütüp topluma kazandırdığını zanneden o nadan babaya sormalı sizin kızınız nasıl anne olacak,nasıl eş olacak,nasıl evlat yetiştirecek,ve islam a ne getirecek? şimdi şöyle bir düşündüm kanuni sultan süleyman yaşasaydı bu olaya ne derdi?sizce ne derdi?

cagatay nogay

işin en trajikomik yönü, aşırı ucun bir tarafındakiler aylardır baş ötrüsü emirmi degilmiyi tartışıyor.... yahu emir olduguna kanaat etsen uyacakmısınki.... hangi islami emre riayet ettinki hayatın boyunca.....
diger aşırı uçlardakilerde, sanki günah işlemek insana özgü bişi degilmişcesine, içlerinden böyle biri çıkınca garip bir savunma havasına girmeleri....yok efendim komplo, yok efendim fadime şahin olayıda böyleydi vs..vs...
yahu üzmezde bir insan sonuçta, suç işlemiş yargı cezasını verecek.islami kesime düşende allah affetsin diyecek ve onunla ilişkiyi kesecek siyasi ve kültürel boyutta....

mehmet selim polat

Türkiyede islam düşmanları çoğalmaya başladı.
Hele şu Doğan grubu yokmu*,bUnlar bu ülkenin selametini isteyen insanlar değildirler.

cogito

Hiç kimse kendini bir tarafa konumlandırmayla
o şeyin kendisi olduğunu iddia edemez.Bilinirki uzaktan bakınca bütün zebralar aynı çizgilere sahipmiş gibi görünür.Ama yakından bakınca hiç birinin ötekine benzemediği ortaya çıkar.
Kaldıki ülkede her şeyin sahtesi,aslını tamamen kapatmış vaziyette.
Mesele dinse;ayıracıda ortada:salih amel.
Üzenlerin,yada üzmeyenlerin amelleride ortada.
Hala Bu körlük,bu bağnazlık neden.

selam571

Muhterem, Hüseyin üzmez bey ile ilgili, medyada yer alan haberlere bakarak, hakkında (yargısız) infaz uygulayan arkadaşlarıma, bu konudaki islamın bakış açısını ve saadet asrında Hz aişe validemizin başına gelen bir benzer olayı "İfk Hadisesi"ni hatırlatmak isterim. İfk olayında, münafıkların çirkin iddialarına Kur'an-ı Kerim(Nur Suresi/11-26 Ayetler)'de şöyle buyurulur:

"O yalan haberi getirenler, içinizden bir topluluktur. Siz onu sizin için şer sanmayın. Tersine o sizin için hayırdır. Onlardan her kişi, işlediği günahın cezasını görecektir. Onlardan o yalanın en büyüğünü idare edene de büyük bir azap vardır.
Onu işittiğiniz zaman inanan erkek ve kadınların, kendiliklerinden güzel zanda bulunup: bu, apaçık bir iftiradır demeleri gerekmez miydi? Ona dört şahit getirmeleri gerekmez miydi?
Mademki şahitleri getirmediler, o halde onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir.
Eğer size dünyada ve ahirette Allah'ın lütfü ve rahmeti olmasaydı, içine daldığınız yaygarada size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.
Çünkü siz, onu dillerinizle alıveriyorsunuz ve hakkında hiç bilginiz olmayan bir şeyi, ağızlarınızla söylüyorsunuz ve onu önemsiz bir iş sanıyorsunuz. Oysa o, Allah yanında büyüktür.
Onu işittiğiniz zaman, bunu konuşmamız bize yakışmaz, hâşâ, bu, büyük bir iftiradır demeniz gerekmez miydi? Allah size öğüt veriyor ki, eğer inananlar iseniz böyle bir şeye bir daha asla dönmeyesiniz.
Allah size ayetleri açıklıyor. Allah bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.
İnananlar içinde çirkinliğin yayılmasını isteyenler için dünyada da, ahirette de acı bir azap vardır. Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Eğer size Allah'ın lütfü ve rahmeti olmasaydı ve Allah çok şefkatli ve merhametli olmasaydı (çok büyük bir azaba uğrardınız)
Ey inananlar, şeytanın adımlarını izlemeyin. Kim şeytanın adımlarını izlerse, hiç şüphesiz o çirkinliğe ve kötülüğe emreder.
Sizden fazilet ve servet sahibi kimseler, yakınlığı bulunanlara, yoksullara, Allah yolunda göç edenlere bir şey vermemeğe yemin etmesinler. Affetsinler, hoş görsünler. Allah'ın sizi bağışlamasını sevmez misiniz? Allah bağışlayandır; esirgeyendir.
O namuslu, bir şeyden habersiz inanmış kadınlara zina iftira edenler, dünyada da âhirette de lanetlenmişlerdir. Onlar için büyük bir azap vardır.
O gün, dilleri, elleri ve ayakları yaptıklarına şahitlik edecektir.
O gün Allah onlara hak ettikleri cezalarını tamamıyla verir ve onlarda bilirler ki; Allah apaçık haktır."

Ayette dikkat çekilen özellikle: "Onu işittiğiniz zaman inanan erkek ve kadınların, kendiliklerinden güzel zanda bulunup; bu, apaçık bir iftiradır demeleri gerekmez miydi? Ona dört şahit getirmeleri gerekmez miydi? Mademki şahitleri getirmediler, o halde onlar Allah yanında yalancıların ta kendileridir..." kısmına dikkatlerinizi çekmek istiyorum. Zira, sayın Üzmez,yargılanıp mahkum edilse bile, Alahu Teala'nın, özellikle bu konuyla ilgili olarak şart koştuğu ve ayette bahsi geçen (4 şahit getirmek)usulüne uygun olarak yargılanmayacağı için,bu hususta kesin yargı ifade eden ifadelerle kendisini mahkumetmeye kalkışanların, müfteri (iftiracı)konumuna düşmeleri söz konusudur.Bir insana iftira atmanın cezası ise, bu bahsin diğer bir konusudur.Benim gayem, yukarıdaki hususa dikkat çekmek idi. Selam ve saygılarımla...

cogito

Kardeş;
Biraz hassasiyet lütfen.
Bak ortada bir olay var ve siz kuran ayetlerini bu olaya bir tür savunma malzemesi yapıyorsunuz.
Unutmayın;siz tarafsınız,kuran değil.
Ve yine bilinki;ahmet,mehmet,üzmez,üzer birer şahsiyettirler.
Onlar kendilerini ne ile adlandırrsa adlandırsın,yanlış,doğru fiileri vardır.
Kuran ameli salih olanları över.Sapkınları değil.
Kendinize ve inancınıza yazık etmeyin.Kaldıki
adamın(üzmez)geçmişini rahat öğrenebilirsiniz.

YORULMAYAN SAVAŞÇI

Hanimefendi, yazınıza hiç yorum yazmadım. Hakimin, savcının vee de sizin işinize karışmam.Fakatsizlerin de görüşlerini alarak hayatımıza yön vermek en sağlıklı yoldur.
şöyle ki otomasyon hakim ve savcılardan tiksiniyorum. Bir ara ben de sapık miyim diye düşündüm. Yaalanı yok altı çocuğum var.Eş demiyorum hanım erkekten üstündür, hanımım tansiyyon hastası oldu. Daha çocuk yapması imkansız.Ben de çocuklarımın sayısının 9 olmasını istiyorum.Zira biz de ölenler hariç 9 kardeştik. Bir daha evlensem bu hayalımı gerçekleştirsem sapık mı olurum?Başbakan üç demiş alın benden 9 çocuk...Çocuklarımın hepsi okuyor.Üç meslek sahibiyim.Türk düşmanları "metres" hayatını öneriyor.Ben zinaya karşıyım. Çin dünyayı zaptetti. Aşağılık insanlar köpek gibi çoğalıyor. Biz bir çocukla dünyayı nasıl doldururuz.Yaşasın İslamın ve Türklüğün bagımsızlık mücadelesi.Genç arkadaşlara evlenmeyi zorlaştırmadan hemen evlenin.İnce eleyip sık dokumayın,diyorum.Allahın emri Peygamberimizin kavli her şeyden önce gelir.Bozkurt ATATÜRK bugün yaşasaydı beni taktir ederdi.İstiklal savaşı verip bizi düşman tasallütündan kurtaran ATAya binlerce dua..

Kalın Türk

Yürü bee
kim tutar seni
ver coşkuyu bakalım.

serra canan

Yorumları okudum çok acımazıscaydı.. Sanki olayı gözünüzle görmüş gibi yorumlamışsınız sanki böyle iftiralar bu ğlkede hiç yaşanmıyormuş gibi.. biraz insaf..

Yorum Yaz

*
*

BÜYÜK HARFLERLE yazılan yorumlar

YAYINLANMAYACAKTIR!

Lüttfen küçük harflerle

yazın.


İsim ve email adresini girmek zorunludur. Email adresiniz gizli tutulacak, herkesin görebileceği hiçbir yerde yayınlanmayacaktır. Ayrıca, lütfen yorumlarınızda belli bir düzeyi korumaya özen gösterip hakaretten ve kendinizi hukuken sıkıntıya sokabilecek unsurlardan kaçının. Bu alanda yayınlanacak yorumların sorumluluğu tamamen yazanlara aittir ve 8sutun bu görüşlerden hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

*
Copyright 2005-2007 Sekiz Sutun | Kaynak belirterek kullan!