|
Haberi ilk olarak haber7.com sitesinde okudum…
H.Ü isimli bir köşe yazarının 14 yaşındaki kıza tecavüzden gözaltına alındığını yazıyordu.
Ancak haberin ortasındaki kocaman resimden HÜ’nün Hüseyin Üzmez olduğu hemen anlaşılıyordu.
En yakınları bile konuyu anlamaya çalışırken, haber7.com’daki editör arkadaşlar olayın bir tecavüz vak’ası olduğu yargısına varmıştı.
Bu başlığı düzeltmeleri ne yazık ki saatler sürdü…
Gerçekten zor bir durum…
Hem Hüseyin Üzmez için hem de Vakit gazetesi için…
Vakit gazetesi ile sorunu olan sağcı, solcu, ülkücü, İslamcı, Kemalist ne kadar yazar çizer varsa Hüseyin Üzmez üzerinden Vakit Gazetesi’ne vurmaya çalışıyor.
Her şey yalan ve komplo olsa bile, yıllarca TV ve gazetelerde boy göstermiş bir yazarın böyle bir suçlama ile cezaevine girmiş olması her açıdan iyi olmadı…
“Ey iman edenler, eğer bir fasık, size bir haber getirirse, onu 'etraflıca araştırın'. Yoksa cehalet sonucu, bir kavme kötülükte bulunursunuz da, sonra işlediklerinize pişman olursunuz.” (Hucurat Suresi, 6) ayetinin gereği olarak bu tür iddialara hep temkinli yaklaşmışımdır.
Vicdani olarak gerçek olduğuna kanaatim gelse bile, bu tür yüz kızartıcı suçlamaların tam araştırmadan yaygınlaştırmanın İslami bir tavır olmadığını düşünürüm.
Yanlış anlaşılmasın…
Hüseyin Üzmez’i aklamaya çalışmak gibi bir niyetim yok.
Bazı arkadaşlar gibi asla yeni bir 28 Şubat komplosu ile karşı karşıya olduğumuzu da düşünmüyorum.
Sadece Kuran’ın emri gereği bu tür konulara temkinli yaklaşmamız gerektiğini söylemeye çalışıyorum.
Ayrıca kesin bir yargıya varmadan önce mahkemeyi beklemeliyiz. Bu davada çok garip gelişmeler olabilir…
Hasan Karakaya’nın deyimiyle “Bu olay Vakit Gazetesi’nin boynunu büktü.”
Vakit Gazetesi’ni sahibinden çalışanlarına kadar yakından tanırım.
Samimiyetlerinde zerre kadar kuşku duymuyorum.
Gazetenin olaydan bir gün sonra Hüseyin Üzmez olayını nasıl haber yapacağı merak ediliyordu.
Ben görmezden geleceklerini tahmin etmiştim.
Ancak zayıf da olsa Hüseyin Üzmez’i savunmayı tercih etmişler.
Ardından Hasan Karakaya ve Abdurrahman Dilipak’dan sağduyulu açıklamalar geldi.
Gerçekler bizi rahatsız etse de, bu konuyu tüm yönleriyle ortaya çıkarmak artık Vakit Gazetesi’nin üzerinde bir sorumluluktur.
Bu yaklaşım Vakit Gazetesi’nin saygınlığını daha da arttıracaktır….
Fasıktan gelen bir haberi araştırmak ne kadar İslami bir tavır ise en sevdiğimiz insanlar aleyhinde de olsa adaletli davranmak o kadar İslami bir tavırdır. Çünkü Kur’an adaleti ayakta tutmamızı emretmektedir:
“Ey iman edenler, kendiniz, anne-babanız ve yakınlarınız aleyhine bile olsa, Allah için şahidler olarak adaleti ayakta tutun.” (Nisa Suresi, 135)
m.ihsancan@hotmail.com