Gümrük Birliği ve Ticaret Dinamikleri
Avrupa Birliği ile Hindistan arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması (STA), mevcut Gümrük Birliği yapısı nedeniyle Türkiye için önemli ticari riskler taşımakta. Bursa Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Özer Matlı, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumunu koruyabilmesi için bu yapının kapsamlı bir güncellemeye ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Sıcak Ticareti Değerlendirme
Matlı, 1996’dan bu yana yürürlükte olan Gümrük Birliği Anlaşması’nın, küresel ticaretin değişen koşulları karşısında Türkiye’nin aleyhine bir durum oluşturduğunu ifade etti. AB’nin Hindistan ile imzaladığı ticaret anlaşmasının, ülke ekonomisi açısından stratejik riskler taşıdığına dikkat çekti.
İhracat Rakamlarının Önemi
Başkan Matlı, Türkiye’nin ihracatında en büyük payın AB ülkelerinden geldiğini belirtti. 2025 yılında Türkiye’nin genel ihracatının 273 milyar 434 milyon dolar olarak gerçekleşeceğini, bunun 116 milyar 987 milyon dolarının doğrudan Avrupa Birliği’ne yapılacağını ifade etti. Bursa için bu rakamlar daha da kritik hale geliyor; zira Bursa’nın 17 milyar 862 milyon dolarlık toplam ihracatının 12 milyar doları AB pazarına yönelik.
Hindistan'ın Tehdit Oluşturması
AB ve Hindistan arasında imzalanan bu anlaşmanın, Türkiye pazarına Hindistan menşeli ürünlerin gümrüksüz şekilde girmesini sağladığını kaydeden Matlı, bunun yerli üreticiler açısından büyük bir tehdit oluşturduğunu söyledi. Mevcut Gümrük Birliği yapısının asimetrik işleyişinin, özellikle düşük maliyetli iş gücü ve yüksek üretim kapasitesine sahip ülkelerin ürünlerinin Türkiye pazarına kolayca girmesine neden olduğunu belirtti.
Gümrük Birliği'nin Güncellenmesi Gerekiyor
Matlı, Gümrük Birliği anlaşmasının güncellenmesinin artık Türkiye için ertelenemez bir gereklilik haline geldiğini vurguladı. Bu durumun sadece ticaretle sınırlı kalmayıp, Türkiye’nin küresel ticaret zincirindeki konumu açısından kritik olduğunu belirtti. Ülkenin AB ticaret ağlarına tam entegrasyonu artık bir seçenek değil, ekonomik bir zorunluluk halini almıştır. Ayrıca, tarım, hizmetler ve yatırım gibi tüm alanların bu süreçte modernize edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Sonuç olarak, Türkiye’nin AB ile olan ticari ilişkilerinde yaşanabilecek yapısal kırılmaların önüne geçmek ve yerli üreticiyi korumak adına hızlı bir güncelleme şarttır.
BURSA TB YÖN. KRL. BŞK. ÖZER MATLI