Bist 100
8.991,6 0%
DOLAR
31,96 -0,29%
EURO
34,49 -0,2%
ALTIN
2.322,44 -0,7%

Yargıtay'dan Emsal Nafaka Kararı

Kira gelirleri ve mal varlığı, nafaka hesaplarında belirleyici olacak. Yargıtay'ın kararı, hukuki süreçte önemli değişimlere yol açabilir.

Yayın Tarihi: 07.01.2026 10:35
Güncelleme Tarihi: 07.01.2026 10:53

Yargıtay'dan Emsal Nafaka Kararı

Yargıtay'dan Emsal Karar

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, Sakarya’da görülen boşanma davasında dikkat çekici bir karar verdi. Mahkeme, kadına yoksulluk nafakası bağlanıp bağlanmayacağı konusunu değerlendirirken, kadının taşınmazlarından elde ettiği kira gelirini ve taraflar arasındaki mal rejimi davasının sonucunu göz önünde bulundurmayı gerekli buldu.

Boşanma Davası ve Nafaka Süreci

Sakarya'da bir çift boşanma davası açtı; erkek eşinin davası reddedilirken, kadın eşinin başvurusu kabul edildi. Yerel mahkeme, boşanmanın kadını yoksulluğa düşüreceği gerekçesiyle, kadına maddi ve manevi tazminatın yanı sıra yoksulluk nafakası bağladı. Ancak, karar sonrasında her iki taraf da avukatları aracılığıyla temyiz başvurusunda bulundu.

Yargıtay'ın Değişimi

Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, yerel mahkemenin nafaka kararını bozdu. Bozma ilamında, erkeğin emekli olduğu ve kadının gelir getiren taşınmazlarının bulunduğu vurgulandı. Kadının taşınmazlarından elde ettiği kira geliri incelenmeli ve taraflar arasındaki mal rejimi davasının sonuçları, nafaka kararını etkileyen unsurlar olarak belirlendi.

Nafaka Hesaplamasında Yeni Kriterler

Avukat Fatih Karamercan, Yargıtay’ın nafaka takdirinde devrim niteliğinde bir adım attığını belirtti. Bu karar, sadece taşınmaz gelirlerinin değil, mal paylaşımı davasından elde edilebilecek kazançların da nafaka hesaplamasında dikkate alınacağına işaret ediyor. Bu bağlamda, nafakanın kaldırılması veya miktarının düşürülmesi gibi durumlar da gündeme gelebilir.

Mal Paylaşımı ve Nafaka İlişkisi

2002 yılında Medeni Kanun’da yapılan değişiklikle eşler diğer eşin edinilmiş mallarının yarısını talep etme hakkı kazandı. Bu karar, mal paylaşımından elde edilen gelirler göz önüne alındığında nafaka yükümlülüğünün makul şartlara bağlanmasını sağlayabilir. Mal rejimi davalarının sonucu, örneğin Ayşe Hanım’ın mal paylaşımından alacaklı çıkma olasılığı, nafaka belirlemesinde etkili olacak.

Yargıtay'ın bu kararı, 23 yıl aradan sonra Medeni Kanun'un uygulamaları açısından önemli bir gelişme teşkil etmektedir. Emsal niteliğindeki karar, hukuki süreçlerde adaletin sağlanmasına katkıda bulunabilir.

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

AVUKAT FATİH KARAMERCAN

AVUKAT FATİH KARAMERCAN