Bist 100
8.991,6 0%
DOLAR
31,96 -0,29%
EURO
34,49 -0,2%
ALTIN
2.322,44 -0,7%

Aşıların Toplum Sağlığındaki Önemi

Aşılar, bireylerin ve toplumun sağlığını koruyarak hastalıkların yayılmasını engelliyor.

Yayın Tarihi: 06.01.2026 10:32
Güncelleme Tarihi: 06.01.2026 10:32

Aşıların Toplum Sağlığındaki Önemi

Aşılar Toplum Sağlığını Korumada Hayati Rol Oynuyor

Pediatrist Özlem Çakmak Yılmaz, aşıların hem bireylerin hem de toplumun sağlığını korumada vazgeçilmez olduğunu vurguladı. Aşılanmanın önemine dikkat çeken Yılmaz, her yıl dünyada milyonlarca çocuğun ölümcül bulaşıcı hastalıklardan aşılarla korunduğunu dile getirdi. "Aşı olmayan her çocuk, aşı yaşına gelemeyen veya tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için ciddi bir risk oluşturuyor. Aşılar yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur," dedi.

Aşılama Programlarının Önemi

Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Yılmaz, Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) ve UNICEF gibi uluslararası sağlık kuruluşları tarafından önerilen aşı programlarının yaşamsal önem taşıdığını hatırlattı. Bu aşı programları sayesinde her yıl yaklaşık altı milyon insanın ölümünün engellendiğini belirten Yılmaz, "Türkiye’de düzenli aşılama çalışmaları 1930’lu yıllardan bu yana sürdürülmektedir. Çiçek hastalığının 1977 yılında dünya genelinde eradike edilmesi ve çocuk felcinin 2002’de Avrupa Bölgesi’nde tamamen yok edilmesi, bu alandaki önemli başarılarımız arasında yer alıyor" diye konuştu. Türkiye'de Sağlık Bakanlığı'nın yürüttüğü ulusal aşı takviminde, BCG, çocuk felci, difteri, tetanos, boğmaca, kızamık, kızamıkçık, kabakulak, hepatit A ve B, suçiçeği ve pnömokok aşıları ücretsiz olarak uygulanmakta. Bu sayede, Türkiye’de 2007 yılından itibaren aşılama oranları yüzde 95’in üzerine çıkarak ciddi bir toplumsal bağışıklık sağlandı.

Toplumsal Bağışıklığın Önemi

Aşılanmış bireylerin toplumda koruyucu bir kalkan oluşturduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Yılmaz, aşılanma oranı yüzde 95’in üzerinde olduğunda, yaşı veya sağlık durumu nedeniyle aşı olamayan bireylerin de dolaylı olarak korunduğunu söyledi. "Bu duruma toplumsal bağışıklık denmektedir" dedi. Aşı reddi konusunda uyarılarda bulunan Dr. Yılmaz, "Aşıların hastalıklardan koruduğu gerçeği istatistiksel olarak kanıtlanmışken, son yıllarda Türkiye’de ve dünyada artan aşı reddi, ciddi bir halk sağlığı riski teşkil ediyor" şeklinde konuştu. Aşıyı reddeden aile sayısının Türkiye’de 2011 yılında 183 iken, 2018’de 23 bini bulduğuna değinen Yılmaz, aşıların reddedilmesinin, hastalık kontrol altına alınmışken yeniden artışa yol açtığını ifade etti. Örneğin Türkiye’de kızamık vakaları 2007-2011 yılları arasında beşin altında iken, 2013 yılında bu sayı 7.405’e yükseldi. DSÖ verilerine göre, 2018 yılında Avrupa Bölgesi’nde 53 bin civarında kızamık vakası tespit edildi ve olguların yüzde 87’sinin aşılanmamış kişiler oldu.

Bu artış sonrası Türkiye'de ek kızamık aşısı uygulamasına 9. ayda başlandı. Aşı olmayan her çocuk, sadece kendisi için değil, aşı yaşına gelmemiş ya da tıbbi nedenlerle aşı olamayan diğer çocuklar için büyük bir risk oluşturuyor. Aşı olmak yalnızca bireysel değil, toplumsal bir sorumluluktur. Aşı reddinin tüm toplumu tehlikeye attığı unutulmamalıdır. Toplumsal bağışıklık, ancak toplumun yüzde 95’ten fazlasının aşılı olduğu durumlarda sağlanabilir. Aşı olan bireyler, hastalığın yayılmasını engelleyerek aşılanmamış bireyleri de dolaylı olarak korumakta ve aşı olmayan bir çocuğun durumu, yalnızca o çocuğun değil, onunla temas eden herkesin sağlığını tehdit etmektedir.

ACIBADEM KENT HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. ÖZLEM ÇAKMAK YILMAZ

ACIBADEM KENT HASTANESİ ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI UZMANI DR. ÖZLEM ÇAKMAK YILMAZ